Ragıp Mustafa BaşbuğEN

Memleket

Sivas Gök Medrese
Sivas, Gök Medrese
Divriği Ulu Cami
Divriği Ulu Cami

Sivas

Tarihçe

Yazılı kaynaklara göre, M.Ö. 2000 başlarında Hititler döneminde önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Daha sonra Frig, Lidya, Asur, Roma, Bizans, Selçuklu, Danişment, İlhanlı, Eretna ve Osmanlı hâkimiyetlerini yaşamıştır.

4 Eylül 1919’da Ulu Önder Atatürk’ün başkanlığında toplanan Sivas Kongresi’nde önemli kararlar alınarak Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atılmış ve Sivas şehri Türk tarihinde büyük önem kazanmıştır.

Coğrafya

İç Anadolu’nun yüksek platoları üzerinde başlayan ve doğuya doğru yükselen il alanı; kuzey, doğu ve güneydoğuda dağlık ve sarp bir kesimle son bulmaktadır. Ortalama yükselti 1000 metrenin üzerindedir. İlde Kuzey Anadolu sıradağlarının uzantısı olan Köse Dağları, Torosların kuzey kollarından Tecer Dağları ve İncebel Dağları, Akdağlar, Yama Dağı yer almaktadır. Uzunyayla ve Meraküm platoları, ayrıca Kızılırmak, Kelkit, Çaltı vadileri önemli coğrafi oluşumlardır. Önemli akarsuları Kızılırmak, Kelkit Çayı, Tozanlı Çayı, Çaltı Çayı ve Tohma Çayı’dır.

Sivas ilinin büyük bir kesimi yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve karlı geçen karasal İç Anadolu ikliminin etkisinde kalmaktadır. Kuzeyde Karadeniz, doğuda Doğu Anadolu yüksek bölge ikliminin etkileri bulunmaktadır.

Ekonomi

Sivas yeraltı ve yerüstü zenginlikleri, sosyal ve kültürel yapısı, kentsel gelişimi, eğitim altyapısı ve birikimi, tarımsal üretim gücü ve ulaşım altyapısı ile ekonomik ve sosyal kalkınma için önemli potansiyellere sahiptir.

2003 yılı sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında 81 il içerisinde 53. sırada yer alan Sivas, dördüncü derecede gelişmiş iller grubundadır. 2001 yılı Sivas ili gayri safi yurt içi hasılasının sektörel dağılımında en yüksek payı yüzde 22,4 ile sanayi sektörü alırken, ulaştırma ve haberleşme ikinci, tarım üçüncü, ticaret dördüncü sıradadır. 2001 yılı kişi başına düşen gelir 1.399 dolar olup ülke düzeyinin yüzde 65’i seviyesindedir. Nüfusunun yüzde 66,5’i tarım, yüzde 24,1’i hizmet, yüzde 5,4’ü sanayi ve yüzde 4’ü inşaat sektöründe çalışmaktadır.

Kültür ve turizm

Sivas yazılı ve yazısız tarih dönemlerinin çeşitli uygarlık izlerini taşır. İl genelinde 139 sit alanı vardır; bunun 128’i arkeolojik, 8’i kültürel ve tarihi, 3’ü doğal sit alanıdır. Altınyayla’daki Kuşaklı (Sarissa) ören yeri, Hititler döneminden kalma önemli şehirlerdendir.

Selçuklu döneminden kalan Divriği Ulu Camii, Şifaiye Medresesi, Gök Medrese, Çifte Minareli Medrese, Buruciye Medresesi; Osmanlı döneminden kalan Kale Camii, Behram Paşa Hanı ve Kurşunlu Hamamı Sivas’a tarihi bir değer kazandırır. Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesinde arkeolojik, etnografik, sikke, tablet, mühür ve el yazması eserler bulunur. Sivas 2023 Stratejik İl Gelişme Planı kapsamında kültür ve turizm hizmetlerinin mevcut durumu analiz edilmiştir.

Divriği

Tarihçe

İlçenin tarihi geçmişi Hititlere kadar dayanır. Bizans devrinde Tephrike denilen bu şehir, XIII. yüzyılda İbn Bibi’nin Selçuknamesinde ve bazı kitabelerde Divrik olarak geçer. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde ad bugünkü gibi Divriği’dir.

Divriği’nin Türkler eline geçmesi Malazgirt Zaferi ile gerçekleşmiştir. Doğu Anadolu Türk emirleri arasında taksim edilirken Erzincan ve yöresi Emir Mengücek’e düşmüş, bu sülalenin bir kolu Divriği’de hüküm sürmüştür. Mevcut kitabelere göre bunların devri XIII. yüzyılın ortalarına kadar sürmüş, ardından Divriği Selçukluların eline geçmiştir. Anadolu’daki Türk birliğinin dağılmasından sonra bir süre Mısır Memluk yönetiminde kalmıştır. 1398’de I. Bayezid tarafından teslim alınmış, 1401’de Timur’un istilasına uğramıştır. Türk birliğine kesin katılması Yavuz Sultan Selim devrinde Mercidabık zaferinden sonradır (1516). Osmanlı topraklarına katılan Divriği, Sivas eyaletine bağlı bir sancak merkezi olmuştur.

Coğrafya

Divriği, Fırat’ın kolu olan Çaltı Çayı vadisi yakınında kurulmuştur. Doğusunda Erzincan, batısında Kangal, kuzeyinde Zara ve İmranlı, güneyinde Malatya vardır. Yüzölçümü 2935 km², rakımı 1250 metredir. İlçe merkezi 17.530, köyleriyle birlikte 32.710 kişidir.

Önemli dağları kuzeyde Çengelli Dağı (2650 m), Deli Dağ (2150 m), Eferdi, Göldağ ve Akdağ’dır. Güneyde Yama, Demirli, Geyikli; güneydoğuda Sarıçiçek; doğuda Iğınbat; batıda Dumluca yer alır. En önemli akarsu Çaltı Çayı’dır. Kışları karlı ve soğuk, yazları sıcak ve kurak geçer. Bazı dağlarında meşe, ardıç ve çam türü seyrek orman vardır.

Ekonomi

Tarım ve hayvancılığın yanında en önemli kamu kuruluşu Divriği Madenler Müessesesidir. Meyve ve sebze üretimi yaygındır; ceviz ve kayısı üretimi fazladır. Dağlık alan nedeniyle büyükbaş hayvan yetiştirilir. Kavak yetiştiriciliği de geçim kaynaklarındandır.

Eğitim ve kültür

Selçuklular dönemine ait şifahane, bugünkü tıp fakültesi gibi bir yerin bulunması ilçenin o dönemdeki önemini gösterir. Okur-yazar oranı yüzde 80–90 civarındadır. Eğitim kurumları arasında Cumhuriyet Üniversitesine bağlı Divriği Meslek Yüksekokulu 1997–1998 öğretim yılında açılmıştır. Orta dereceli okullar arasında Divriği Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, İmam Hatip Lisesi ve yatılı bölge okulu sayılır.

Ulu Cami ve Darüşşifa

Ulu Cami, Mengücekoğullarından Ahmed Şah tarafından 1228 yılında yaptırılmıştır. 1280 m²’lik bir alana oturur. Kuzey, doğu ve batı yönündeki taş süslemeli üç kapıdan girilir. Darüşşifa, Behram Şah’ın kızı Melike Turan Melek tarafından 1228’de yaptırılmıştır. 768 m²’lik bir alana oturur. XVIII. yüzyılda medrese haline getirildiği için Şifaiye Medresesi de denir.

Kale Camii 1180 yılında Süleyman Şah oğlu Emir İshak tarafından yapılmıştır. Mimarı Marağalı Firuz’un oğlu Hasan’dır. Sitte Melik Kümbeti 1195, Kemareddin Kümbeti 1196, Kemenkeş Kümbeti 1240, Naip Kümbeti 1291 tarihlidir. Cedit Paşa Camii 1799’da yapılmıştır.

Hamamlar arasında Aşağı Hamam, Bekir Çavuş Hamamı ve İmamoğlu Hamamı vardır. Handere Köprüsü, Mirçinge Çayı üzerinde iki gözlü sivri kemerlidir. Hanlardan Pamuk Han, Burma Han, Mirçinge Hanı ve Dipli Han Mengücekoğulları ve sonraki dönemlere aittir.